Bir Ailenin Çayla Yoğrulan Hikayesi
Karadeniz'in hırçın dalgalarının kıyıya vurduğu, yeşilin bin bir tonuyla bezenmiş Tirebolu'da 1915 yılında bir çocuk dünyaya gelir: Asım Yıldırım.
Zamanla o çocuk büyür, çalışkanlığıyla ailesine, köyüne, çevresine örnek olur. Hayatın zor şartlarında elini taşın altına koymaktan çekinmez. 1950'li yıllarda otobüs işletmeciliğiyle başlayan iş hayatı, inşaat müteahhitliği, tomruk nakliyatı ve gübre dağıtımıyla devam eder. Her işe yüreğini koyar, her kazancına alın teri karışır.
Asım Yıldırım, hayatı boyunca emeğe, üretime ve dürüstlüğe inanır. Fakat 1985 yılında aramızdan ayrıldığında, geride sadece bir ticarethane değil; azim, emek ve güven üzerine kurulu bir miras bırakır.
Onun izinden giden oğlu, Murat Yıldırım, babasından devraldığı bu ruhu büyütmeye kararlıdır. 1993 yılında "YIL-KA Gıda Sanayi ve Pazarlama Ltd. Şti." kurulur. Amaç bellidir: sadece ticaret yapmak değil, doğdukları toprakların bereketini ülkenin dört bir yanına taşımak.
Yıllar geçtikçe YILKA büyür, gelişir. 1998'de Doğancı Köyü'nde temelleri atılan modern tesis, sadece bir fabrika değil, çayın yolculuğuna adanmış bir emek yuvası haline gelir.
Yaklaşık 1500 metrekarelik alanda kurulan bu fabrikada, çay yaprakları ustalıkla işlenir, kaliteyle buluşur. 6000 metrekarelik kapalı alanı, 115 tonluk günlük üretim kapasitesiyle YILKA, Tirebolu'nun yeşil tepelerinden gelen yapraklara yeniden hayat verir.
Mühendislerin titiz kontrolünde toplanan yaş çaylar, el değmeden kurutulur, paketlenir ve çay severlerin bardaklarında yeniden doğar. Her adımda doğallık, temizlik ve kalite en önde gelir.
Murat Yıldırım ve ekibi için çay sadece bir içecek değil, bir yaşam biçimidir. Üreticiyle tüketici arasında adil bir köprü kurmak, çalışanların mutluluğunu korumak ve doğaya saygılı üretim yapmak, firmanın temel ilkelerindendir. Çünkü YILKA'da herkes bilir ki; mutlulukla yapılan her iş, sevgiyle demlenir.
Bugün YILKA, "katkısız, doğal çay" üretme hedefiyle çıktığı yolda aynı kararlılıkla ilerliyor. Sağlıklı yaşamı destekleyen, doğayı koruyan, emekten yana duran bu anlayış, Asım Yıldırım'dan miras kalan bir yaşam felsefesi olarak kuşaktan kuşağa aktarılıyor.
Ve Tirebolu'nun serin rüzgarları hâlâ aynı hikâyeyi fısıldıyor:
"Bir yudum çay, bir ömür emek..."